sivri

Sinyal v1.0

General Comments Off
Jan 062012

Bir süredir üzerinde çalıştığımız sinyal isimli digital albüm-uygulama projesi sonunda App Store’da satışa çıktı.

 

Uygulama çıkalı 2 hafta gibi bir zaman oldu, trend raporlarında muzik kategorisinde ilk 50 “uygulama” içinde yer alıyor ve yükselmeye devam ediyor.

Dec 072011

Tekrar merhaba,

Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi kaynak arayışım sürüyor, bu sefer yeni yıla girerken yada sevgililer gününde outdoor eventlerde kullanılabilecek bir uygulamam var.
Fırsat buldukça bu uygulamayı geliştirmeye devam edeceğim. Şu anki halini aşağıdaki videoda görebilirsiniz.

Kinect kullanılarak yapılabilecek şahane şeylerden biri de bu tür uygulamalar.

2012 başlarında kinect for windows sdk için ticari izin ve daha yüksek çözünürlüklü, 50cmden nesneleri tanıyabilen kinect 2 çıkacak. Bu tarz şovlar her yerde görülmeye, olağan bir hale gelmeye başlamadan önce ilgi çekici aktivitelere imza atmak isteyen marka yöneticileri ve müşteri temsilcileri, sizlerle görüşmek isterim.

gokhan@combocow.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

 

 

ComboFace

Ideas For Sale Comments Off
Nov 302011

Merhabalar,

Bundan böyle blogumda açtığım ideas for sale isimli kategori altında aklıma gelen ilginç fikirleri hayata geçirmeden önce satın almak isteyenler için ufak sunumlar hazırlıyor olacağım.

Buseferki fikrin deadline’ı 15 Aralık 2011. Eğer bu tarihe kadar bir alıcı çıkmaz ise kendi markam olan www.combocow.com linkleri ve logosu ile yayına girecek. Belki google ads veya benzeri bir ad network kullanırım. Ancak bir marka ile peşin paraya anlaşmayı tercih ederim, malum bedelli askerlik yasalaştı para lazım.

Satışçılar için daha sunumun başında peki kaça patlar bu iş konusunu çözdüğümüzü zannediyorum. Gel gelelim sunuma.

 

Projenin adı şimdilik FaceCombo yada ComboFace ancak projeye göre değiştirilebilir.

Bu bir Facebook uygulaması ve yukarıdaki paylaşım değeri olan jpg resmi yapmamıza yarıyor.

Resmin ne özelliği var?

Yukarıdaki resim benim Facebook hesabımdaki 3 arkadaşımın bilgileri karıştırılarak elde edildi. Müge, Oğuz ve İrem. Gördüğünüz gibi enteresan bir görüntü.

Ve bu resim algoritma kullanılarak otomatik olarak oluşturuldu.

Yani herhangi bir kullanıcı müdahalesine gerek olmadan,  arkadaşlar arasından rastgele birilerini seçerek bunun gibi yüzlerce resim otomatik olarak oluşturulabilir. Kullanıcı da istediği resmi istediği yerde paylaşabilir.

Resmin neden paylaşım değeri var ve ‘viral’ ne demek?

Viral videolar kısa sürede çok fazla kişi tarafından izlenen videolar. Kısa sürede yüksek izlenme rakamlarını yakalayabilmek için izleyen kişilerin kendi istekleri ile paylaşmaları, arkadaşlarına göndermeleri gerekiyor.
Kullanıcının herhangi bir ödül mekanizması olmadan paylaşım yapması için bir deneyim yaşaması(gülmek,merak etmek) yada anlatacakları bir hikaye olması(“Oğlum senin suratını Mehmet’in kafasına yapıştırmış”…) gerekiyor.

Bu uygulama da hem bu deneyimi yaşatıyor hem de anlatacak birşeyler veriyor. Sonuçta gerçekten de ortaya ön görülemez bir şekilde komik, absürt kareler çıkıyor. Ve bu kareler paylaşıldığında kişiler paylaşılan çevre tarafından tanındığı için merak uyandırıyor.

Viral videolar gibi tek bir videonun paylaşımı yerine her bir küçük arkadaş grubunda, grup tarafından bilinen kişilerin olduğu merak uyandıracak paylaşımların yapılması bu paylaşımlara ilgiyi arttıracaktır.
Bu paylaşımlar vasıtası ile uygulamaya yönlendirilen kullanıcıların kendi çevrelerini içeren yeni kareler yaratması ise uygulamanın yaygınlığını katlanarak arttıracaktır. Bu durum da uygulamanın viral bir uygulama olma ihtimalini yükseltiyor.

Kullanıcı deneyimini genişletmek:

Sadece rastgele resimler yaratmak eğlenceli olsa da kullanıcı kendi seçtiği arkadaşlarının kendi seçtiği resimlerini manipüle etmek isteyecektir. Kullanıcıya bu seçenek verilerek paylaşılacak resmin paylaşılacak kullanıcı grubu içinde daha anlamlı bir hale getirilmesi ile paylaşım değeri daha da arttırılabilir. Bu seçenek kullanıcının sıkıldığında istediği alanları rast gele değerlerle doldurması ile kullanımı kolay bir hale getirilir.
Birden fazla kişinin yer aldığı bir fotoğrafta hangi kişinin kafasına kimi yerleştireceği gibi seçenekler de kullanıcıya sunularak aşağıdaki gibi bir kare oluşturulabilir.

Veya ilk “çok mesudum” paylaşımında kişilerin yerini değiştirerek daha farklı kareler oluşturulabilir:

Tabi bu işlem otomatik gerçekleştiği için yukarıdaki resimdeki gibi yüz tam yerine otursa bile ufak kullanıcı müdahalelerine gereksinim olabilir.

Sunum için oluşturulan bu resimlerin montajı algoritma ile otomatik olarak yapıldı yani her hangi bir photoshop müdahalesi söz konusu değil.

SelfCombo:

Kullanıcı sadece kendi fotoğraflarını ve status mesajlarını kullanarak bir kare oluşturmak isteyebilir.

Bu durum da özellikle kullanıcıyı tanıyan kişiler için enteresan kareler oluşmasına neden oluyor.

Sonuç itibari ile ortaya komik, enteresan fotoğraflar ve eğlenceli bir uygulama çıkıyor.
Fotoğraflara yapılan bu işleme de marka ile bağlantılı bir isim verilerek marka çağrışımı yaratılabilir.

Bana gokhan@combocow.com adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Edit: Araya giren müşteri işleri nedeni ile ileri bir tarihe ertelendi.

Adobe Flash Player’ın mobil versiyonunu devam ettirmeme kararının pek çok insan tarafından sevinç, zafer ve nefret çığlıkları ile kutlanıyor olmasını garipsediğimi söylemek isterim.
Anladığım kadarı ile bu insanlar sağda solda gördükleri rahatsız edici bannerları ve bilgisayarının kitlenmesine neden olan acayip işleri, saatlerce yüklenmeyen, yüklendikten sonra da atlaya zıplaya oynayan, işlevsellikten uzak web sitesi ve benzeri sıkıntının sebebinin flash olduğunu zannediyorlar.

Flash, browserların normalde yapamadığı işleri yapmasını sağlayan bir plugindir.

O işlerdeki sıkıntı ise genelde işi yapanlardan kaynaklanır. Pek yakında aynı işler html 5 ve javascript ile yapılmaya başlandığında eskisinden daha sıkıntılı günler bizleri bekliyor olacak çünkü sıkıntı platformdan çok bu işlerin yapılma şeklinde ve bu konuda bir şeyin değişeceğini zannetmiyorum. Ayrıca javascript ne yazık ki pek olgun bir dil değil, html 5 ise 15 yıl geç doğmasına rağmen premature bir bebek. Browserlar arası uyumsuzluk ve bugüne kadar browserlarda gördüğümüz türlü türlü sıkıntıdan sonra janjanlı bir şeylerin sıkıntısız bir şekilde olacağını hiç zannetmiyorum. En azından mobil browserlarda. Çünkü alınan karar sadece mobil broswerlardaki flash player plugini ile ilgili.

Mobil cihazlarda banner görmek ve özellikle de ne yapacakları konusunda iyi bilgilendirilmemiş, yaptığı iş konusunda yetersiz bilgiye sahip kişilerce sayısız layer üst üste bindirilerek alel acele yapılmış banner “görmeye çalışmak” beni de benden aldığı için android cihazımda flash plugini isteğe bağlı yaptım. Sadece üzerine tıkladığım flash zımbırtılar çalışıyor. Sonuç olarak belkide flash plugin’in mobil desteğini kaldırmak Adobe için mantıklı olabilir ancak flash player 11 her platformda çıkmışken böyle bir gelişme beklemiyordum açıkçası.

Flash konusunda bir süredir devam eden itibarsızlaştırma politikasına karşı Adobe’un kendini anlatamaması, yukarıda bahsettiğim algının oluştuğunu gördüğü halde bu konuda bir şey yapmamasının sonucunda işten çıkartılan 750 kişi dışında üzüldüğüm yada kızdığım bir şey yok.

Gel gelelim en sevdiğim platform konusunda ben ne yapacağım, geleceği hakkında ne düşünüyorum mevzusuna. Stage 3D ile beraber 2012′de desktoplarımızın şenleneceğinden eminim. AIR ve native extentions desteği ile de multi platform standalone uygulamaların geleceğini parlak görüyorum. Adobe, daha önceki bir yazımda da belirttiğim gibi artık oyun üreten yazılımcıların isteklerine öncelik veriyor, bu durum pek çok developerın sıkıntısını giderecek gibi. HTML 5′in ise en az 1 senesi daha var gibi görünüyor.

Sinyal

Genel Comments Off
Oct 292011

Demirhan Baylan’ın yeni albümü sinyal icin Action Script ile bir uygulama geliştirdiğimden  bahsetmiştim. Uygulama kısmı bitti bir kaç test ve görsel toparlamasından sonra tamamlanmış olacak.

Bu uygulamayı geliştirirken neler öğrendim, neler doğru gitti neler yanlış konulu bir yazıyı uygulamayı IOS app store’a koyar koymaz yazmaya başlıyor olacağım.

Bu arada damardan uygulaması halen günde 5-6 adet satmaya devam ediyor.

Android üzerinde satış konusunda biraz arama yaptım google market üzerinden Türkiyeden satış yapma şansımız henüz yok. Sadece ücretsiz uygulamaları markete ekleyebiliyoruz. Eğer satış yapma şansımız olsa idi kredi kartı ile yapılan ödemeden %30 komisyon alıp gerisini bize gönderiyor olacaktı google, belki ilerde yada yurt dışında birileri ile anlaşarak filan olabilir.

Bir diğer seçenek ise carrier billing denilen yöntem yani GSM şirketleri üzerinden ödeme alma yöntemi, pek çok ülkede neredeyse bütün GSM şebekeleri ile antlaşması olan firmalar var.
Android için API’lari de mevcut. Kullanıcı uygulamayı satın almaya karar verdiğinde API ile kullanıcının GSM şirketine bildiriliyor, GSM şirketi kullanıcıya bir SMS gönderiyor, kullanıcı SMS’e cevap verdiğinde ücret faturasına ekleniyor ve uygulama API ile işlemin tamamlandığı bilgisine ulaşıyor. Çoğu zaman data hemen ulaşıyormuş ancak bazen 24 saati bulabiliyor deniyor. Tabi kullanıcının mesaja yanlış cevap verme veya cevap vermeme, geç cevap verme gibi şeyler yapma olasılıkları da var. Satın alanların telefon numaraları yada hashlenmiş telefon numaraları da bildiriliyormuş daha sonra liste halinde. Biraz zahmetli ve dolaylı bir yöntem olmasının yanında en büyük sıkıntı komisyonlar.

Komisyonlar  o kadar yüksek,  sözleşmeler o kadar sert ki çok anlamlı gelmedi. %60 GSM şirketine, %5 aracı kuruma, %18 de vergi ödedikten sona kalan senin diyorlar :)

ve tabi 3 ay sonra ve tabi alan kişi telefon faturasını zamanında öderse.

Neyse sanırım bu GSM hikayesine “valla abi bana gelişi kurtarmıyor yani” şeklinde yaklaşıp başka bir yol bulmak gerekecek.

Sinyal büyük ihtimal android üzerinde olamayacak ancak üzerinde çalıştığım yeni oyunun androidde de olmasını istiyorum.
Bakalım zaman ne gösterecek.

 

Sep 262011

Son günlerde bu siteye trafik arttı dolayısı ile ne yapıyorum, ne ediyorum yazma ihtiyacı hissettim.

Geçen hafta arkadaşım İrem Erman ile beraber yaptığımız ‘Damardan’ isimli bir uygulamayı IOS appStore’a koyduk. Uygulama açıklamalarına ve screenshotlara baktığınızda uygulamayla ilgili her şeyi görebilirsiniz. Satış rakamları merak ediliyor. Onuda yazayım; 10 günde yaklaşık 200 adet sattı. İlk bir kaç gün Türkiyeden satış olmadı. Satışlar Almanya ağırlıklı idi daha sonra Türkiyedeki satışlar hepsini geçti. Bu kadar satış beklemiyordum ancak satış olursa SMS özelliği de ekleyeceğim demiştim, elimdeki işleri toparladıktan sonra bir update yayınlayacağım. İlerde İremle benzeri bir kaç projemiz daha olacak. Bu projeyi appcelerator kullanarak yazdım. Öğrenme süreci hızlı anlaşılması kolay ve bu tür basit bir uygulamayı çok kısa bir sürede yapmanızı sağlıyor. Ancak bedava versiyonunun update edilmesi lazım çok fazla bug var, hele finalde projeyi appstore için derleme aşaması projenin kendisi kadar sürdü.  Ne tür sıkıntılarla karşılaştım nasıl çözdüm burada anlatırdım ama şimdilik bu platformu tekrar kullanmayı düşünmüyorum.

Son günlerde Demirhan Baylan isimli arkadaşımın yakında çıkacak albümü için bir uygulama geliştiriyorum. Daha sonra uygulama ile ilgili bir case story ve bir miktar source kod paylaşmayı düşünüyorum. Bu projeyi AS3 ve AIR3′ün yeni native extensions özelliklerini kullanarak yazıyorum. Flash ile uğraşan arkadaşlarımı tekrar flash platformuna döndürecek ve işlerin akışını değiştirecek bir gelişme AIR3 SDK. Flash playerın yeni versiyonu da 64 bit desteği ve yeni pek çok özelliği ile ekim ayından sonra tekrar kendinden bahsettirecek. Anladığım kadarı ile Adobe sonunda flashla web sitesi yapmaya calışan lamerlar yerine uygulama ve oyun geliştiriciler için bir şeyler yapmaya karar verdi.

Yakında ComboCow sitesinden geliştirdiğim bütün uygulamalara ve beraber çalıştığım kişilere erişebileceksiniz.

Sırada bir facebook oyunu olacak.

 

Jun 022011

Geçen yazıda Galaxy Tab aldığımdan bahsetmiştim. Sonunda söz verilen güncelleme çıktı, artık Android Markete erişebiliyoruz.

Güncellemeyi Samsung’un Kies programı ile yapmak gerekiyor, ne yazik ki sadece Windows ile beraber çalışıyor, ben kutudan çıkan CD ile kurdum, Kies’i Samsung ve Samsungapps sitelerinden indirmek mümkün.
Firmwire güncellemesi yapabilmek için herhangi bir üyeliğe ihtiyacınız yok dolayısı ile programın bilgisayarınızda kurulu olması yeterli.  Tek dikkat edilmesi gereken şey bir backupınızın alınmış olması gerektiği. Kurulum esnasında backup almak istiyor musunuz diye soruluyor buna evet dediğiniz takdirde bir sıkıntınız kalmıyor çünkü Kies kurulum sonrası tüm bilgilerinizi telefona geri yüklüyor.

Android Market içeren bu güncellemeyi tüm Samsung Galaxy Tab kullanıcılarının mutlaka kurması gerekiyor çünkü market olmadan gördüğünüz uygulamalar bu deryanın çok küçük bir kısmı.

Bu arada Android Markette bir bug mevcut, en son yüklenen uygulamaların listesini almaya çalışınca crash ediyor, aynı bug HTCde de oluyor, Internetlerde gördüğüm kadarı ile Google bu konuda pek bir şey yapmamış, sadece bir eski versiyona dönerek bu bugdan kurtulunabiliyor ancak Türkiyedeki Galaxy Tab kullanıcıları için eski versiyonda market yok. Bu konunun çözümünü bekleyip göreceğiz. Son kullanıcı için çok büyük bir sıkıntı değil ancak Market için uygulama geliştirenler bu durumdan oldukça rahatsız.

Az önce Android Markete bilgisayarımdan, browserımdan  baglandım ve bir uygulamayı yüklemesini istedim. Telefon bilgisayara bağlı olmadığı halde istediğim uygulamayı yükledi ve kurulum için hazır bir şekilde benim aksiyonumu bekledi.

Gitgide Androide daha çok ısınmaya başladım ancak eğer google developerları üzmeye devam ederse marketle ilgili sıkıntı yaşayacağı aşikar.

 

Epeydir etrafında kopek balığı gibi dolanıyordum. Bir suredir yanında hediyeler ve ufak indirimlerle daha da cazip hale geliyordu. En son gördüğüm indirim ile dayanamadım ve aldım.
3 gündür kullanıyorum almak isteyenlere de bazı tavsiyelerde bulunmak isterim.

Öncelikle mobil uygulama geliştiriyor iseniz ocak 2011 itibari ile bu aletin dünyada 6 milyon adet satıldığı söyleniyor. Yeni dünya düzeninde küçük işletmeler ve hatta kişiler global pazarlara açılmak gibi bir hayali gerçekleştirebiliyorlar.  Yazılım sektörü bu açıdan öncü oldu. Mobil yazılımdaysa durum çok daha belirgin. Diğer sektörler, İnternet, vergi, devletlerin tutumları gibi konularda da bir çok şey söylemek isterim ancak bu yazının konusunu bulandırmak istemiyorum. Bu konuda tek söyleyeceğim devletlerin üretimi desteklemesi ve  vergi kolaylıkları getirmesi gerekliliği, bu sağlandığı takdirde gelişilebiliyor.

İyi

Boyutları  chat yapmak, bir şeyler okumak, not almak, video izlemek, oyun oynamak  için çok uygun.

Kötü

Boyutları cebine koyup bakkala gitmek için uygun değil dolayısı ile telefon olarak kullanmak için sıkıntılı.

Çirkin

Türkiyedeki versiyonunda Android market yüklü değil ve yüklenemiyor. Bu çirkin durumun sorumlusu Turkcell veya Samsung Türkiye olabilir her kim ise bir an önce çözüm bulması gerekiyor. Facebook Samsung Türkiye Page’inde sorduğum soruya; Bu konuda çalıştıklarını kısa süre içerisinde çıkacak update ile market’in yükleneceğini söylediler.

 

Eğer çirkin durum hallolmaz ise bu aleti Türkiyedeki son kullanıcıya kesinlikle tavsiye etmem, çünkü isteyebileceğiniz yazılımların çoğuna ulaşamıyorsunuz, saçma sapan uygulamalara en az 14-15 tl filan istiyorlar ve çok daha iyi çok daha işe yarayan ücretsiz veya 1-2 dolarlık rakip yazılımlara erişiminizi engelliyorlar.

Ben aldım çünkü bu sorun hallolmaz ise aleti root edebilim üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak istediğim gibi kullanabilirim ama son kullanıcı olarak böyle şeylerle uğraşmak istemiyorum ve Samsung Türkiye’nin  bu sorunu dedikleri gibi en kısa sürede halledeceğine inanıyorum o yüzden şu an beklemedeyim. Etrafımdaki insanların cep telefonu ve benzeri aletleri kullanma alışkanlıklarından gördüğüm kadarı ile çoğu zaman bu aletlerin updatelerini yapmıyorlar özellikle de firmware updateler için aletin bilgisayara bağlanması gerektiğinden çoğu kişi aleti aldığı ilk hali ile kullanıyor.  Bu tür bir günceleme çıksa bile çoğu kullanıcı bu durumun farkında olmayacaktır. O yüzden global pazara yazılım geliştirmek gerekiyor çünkü bu küçük çakallıklarla uğraşmak cidden can sıkıcı.

Hep boyuttan bahsettim işlevsellikte ise sadece çirkin konulardan bahsettim ama işlevsellik ile ilgili konu zaten Android ile ilgili bir konu, hem Android hemde IOS işletim sistemleri olan aletler kullanıyorum, Android ile ilgili en önemli konu kişiselleştirebilmek için çok fazla seçeneğimizin olması. IOS da ne yazık ki bu yok,  bir de bildiğiniz gibi çakallık denince Apple’ın eline bunların hiç biri su dökemiyor. Ne yazık ki Apple paşa keyfine göre istediği yazılımı engelliyor ve başka marketten bir şey alınması diye bir şey de söz konusu değil. Bu konuda apple’a açılmış davalar var sonuçlandığında belki her şey değişir. Tabi birde bu firmalar hangi ülkede neyi yediebilirsem gibi bir yere doğru gidiyorlar.

Aslında benim normalde yapamayacağım bir şeyi,  bir ürünümü global pazarda satmamı sağlıyorlarsa bunun karşılığında bu tür haksız rekabete yol açacak şeyler yapıyor olmalarını da göz ardı mı etmeliyiz sesmizi çıkartmadan kendi işimize mi bakmalıyız bilemiyorum.

Her neyse, bazen diyorum ki bütün bunları arkamda bırakayım bir tatil kasabasına yerleşeyim….

 

Soru/Cevap:

Telefon olarak kullanacak mısın?

-Bilemiyorum, evde blue tooth kulaklıkla kullanıyorum şimdilik sorun yok. Demin telefonla konuşurken çay koydum mesela. Çok hoş, iki elimi de bırakabiliyorum.

Ses kalitesi nasıl?

-Kullanılan kulaklığa bağlı tabi, hediye olarak Samsung WEP460 diye bir kulaklık verdiler. Herhangi bir sorun ile karşılaşmadım. Karşı tarafın sesi gayet iyi geliyor. Konuştuğum kişiler benim ne dediğimi anlıyor ve cevap veriyorlar. Bir kişi sesimin biraz ekolu geldiğini söyledi ancak başka bu tür bir kulaklık kullanmadığım için karşılaştırma yapma şansım yok, belki bu tür kulaklıklarda olabilen bir şeydir çünkü mikrofon ağza oldukça uzak. Kulaklık evin her yerinden çekiyor. Ayrıca içinden kablolu kulaklık mikrofon seti de çıkıyor. Aletin kendi mikrofon ve hoperloru var, telekonferans gibi bir kullanım şekli de mevcut. Aletin hoperlorunun ses kalitesi kabul edilebilir bir kaliteye sahip, film izlerken sesi hoperlordan dinleyip bir kaç kişi başına toplaşılabiliyor.

Bu aleti neden aldın?
-Dediğim gibi 6m lik bir kullanıcı kitlesine ulaşmak isterim, yazdığım oyunları bu aletin ekranında görmek ve oynamak ise ayrıca keyifli. Neden özellikle bu alet, diğer Androidler daha fazla satıyor diyecek olursan, sanırım boyutu yüzünden. Ne büyük, ne küçük, ele oturuyor. Dede olduğum için pdfleri, web sitelerini filan rahat okuyabiliyorum. Film seyretmek ve oyun oynamak için ideal. Kısaca paşa keyfimden aldım diyebiliriz. Ancak bakkala giderken telefonsuz ne yapacağım bilemiyorum. Bir süredir bu yüzden evden çıkamıyorum, yemek sepetinden sipariş verip evde oturuyorum. Ama dur bakalım illaki bir çözümü vardır bu sorunun.

WordPressi kurdum, birden fazla dil deseği sağlayan plugini buldum, css ve html’e küfürler savurdum, hesapları güvenlik ayarlarını vs yaptım.

Ve sanıyorum son iki saattir 5 tane yazı sildim.

Her neyse.
Son zamanlarda insanlarla konuşamaz chatleşemez oldum, ne sohbet açılsa hemen bloglarına bişiler post etmek üzere ortadan kayboluyorlar yada aa bak ne güzel dediğim an bir yerlerden feed etmek üzere erişilemez veya meşgül filan oluyorlar. Bende eski blogumu moda blogu modası üzerinde blog yazmak için tekrar ayaklandırdım.

Bu gokhansivrikaya.com’un üçüncü ayaklanışı ilkinde actionscript üzerine yazılar vardı ama o yazıların yedeği yok ayrıca çok eskidiler kim ne yapsın as2′yi bu saatten sonra.

Türkçe, İngilizce filan olduğu kadar bişiler yazıcam artık çok kasmadan, hadi bakalım kolay gelsin.

© 2012 Gökhan Sivrikaya Suffusion theme by Sayontan Sinha